25 Aralık 2009 Cuma

Yok sana başlık falan

Çok yorgunum blog, çok yoruldum.. sanki 26 yaşında değil de hayatını yaşamış yemiş içmiş köşesine çekilmesi gereken yaşlı teyzeler gibi hissediyorum kendimi. Klişeleri eleştirirken onlardan biri oluverdim, al işte. Tek farkım erken yaşlanmaktan 17 yaşında şikayet ediyor olmamam. Hoş o zamanlar da öyle bişeyler zırvaladığımı hatırlıyorum.
Yapacak bi ton şey var, düzeltilmesi, başlanması, bitirilmesi gereken.Bende ise en ufak bi kımıltı yok. Enerji yok. Yapmasam da olur türünden her bir şeyi yapıyorum, buraya yazmak gibi, ama acil ve de önemli şeyleri sallıyorum. Sorumlulukları yerine getirmedikçe daha da büyüyolar böyle altında kalıyorum beni boğuyorlar. Onlardan kurtulmanın tek yolu, teker teker gelin uleyyn diyerek birer birer işlerini görmek. Ama nerden başlasam hangisiyle nasıl offf bilmiyorum. Kafa bir iki üç beş yüz milyon, karışık ne kelime..Bişeyi bilmek yetmiyor, uygulamak da gerekiyor tabi, neydi yıllar önce o seminerde gördüğüm ders..hah! Zaman planlaması! Tam da ihtiyacım olan şey. "zaman planlaması yaaappp, önemlileri , önemsizleri acil ve acil olmayan diye tablolara ayıırrr, yazman gerekenleri yazz..."Ulan dalga geçiyorum da işe yarar mı acaba..dur bi yapmayı deneyeyim de, işe yararsa haber veririm.

2 yorum:

bahar dedi ki...

yazıları bir solukta okudum..duygular yorumlar cok tanıdık ..sanki benim icimden gelmis de ben yazmısım gibi:)26 yas mezuniyet ve hala ders calısıyor olmak bir sendrom mu acaba..belki de aynı pencereden bakmak..sevgiyle kal dear doctor..

Jokella dedi ki...

:) çok mutlu etti beni yorumun:) kimse beni anlamıyor diyorum da bazen, sanırım yanılıyorum. Benimle benzer sorunlarla boğuşan daha niceleri var bir yerlerde. Hani insan aslında birşeyi bilir de biri ona hatırlatınca yeniden öğrenmiş gibi olur, öyle oldu işte, teşekkür ederim..
Bu sendromu tanımlayıp tıp tarihine geçmeliyiz en kısa zamanda:)